Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, perşembe günü ramazan ayının ilk günü olduğunu anımsatarak, ramazan ayının önemine değindi.
İnsanlığın, maruz ve mahkum kaldığı belaların dallanıp budaklandığı bir dönemde nefis terbiyesine, kalp temizliğine, vicdan tefekkürüne, huzur tecellisine ihtiyacın olduğunu ifade eden Bahçeli, bu ihtiyaç halinin her geçen gün daha da aciliyet kazandığını söyledi.
İnsanlığın tehlikeli bir girdabın ortasında, çözümü gittikçe karmaşıklaşan girift bir bulmacanın odak noktasında olduğunu dile getiren Bahçeli, bir yanda süregelen kanlı çatışmalar, sonuçsuz çekişmeler, iç savaşlar, hakimiyet kavgaları, istikrarsız coğrafyalar, kutuplaşmış ülkeler, ekonomik zorluklar, zulüm ve adaletsizliklerin karanlık yüzü varken, diğer yanda mazlumların feryadı, gariplerin iç çekişi, masumların devamlı kamçılanan mağduriyetlerinin söz konusu olduğunu belirtti.
Gazze'de son yüzyılın en ağır insanlık suçunun işlendiğini vurgulayan Bahçeli, suçsuz günahsız sivil halkın çığlıklarının yeterince duyulmadığını, yeterince duyarlılık gösterilmediğini söyledi.
Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şımarık ve soykırımcı İsrail Başbakanı ve hükümeti en küçük nedamet hislerine sahip olmak şöyle dursun, insan hakları ihlaline, adalet ve hukuk inkarına zora dayalı şekilde devam etmiştir. Ramazan denilince akıllara ve gönüllere düşen sabırdır, şefkattir, samimiyettir, cömertliktir, merhamettir, duadır, hoşgörüdür, açı doyurup açıkta kalana el uzatmaktır ancak Filistinli kardeşlerimize bu insani ve vicdani erdemler çok görülmekte, makus kaderleriyle baş başa kalmalarına taammüden göz yumulmaktadır.
İsrail hükümetinin geçtiğimiz günlerde Batı Şeria'da arazi tesciline ilişkin aldığı son karar uluslararası hukukun çiğnenmesi olduğu kadar süregelen soykırım suçunun farklı kanallardan ilerlediğinin de teyididir. Yasa dışı ilhak hamleleri elbette hükümsüzdür. Filistin halkını yerinden yurdundan zorla çıkarmayı hedefleyen, Yahudi yerleşimcilere alan açmayı gözeten her türlü gayri meşru ve gayri hukuki adım inanıyorum ki hakkın ve hakikatin barajını aşamayacaktır. Siyonist vandallığın bir bildiği varsa hiç kuşkusuz Allah'ın da bir bildiği vardır ve hiçbir zalim buna güç yetiremeyecek, bununla boy ölçüşemeyecektir."
"Mezkur konferans, bir nevi malumun ilanına da sahne olmuştur"
İsrail'in işgal ettiği Filistin topraklarındaki hak iddiasının ve egemenlik kurma iştahının sonuçsuz kalmaya mahkum olduğunu vurgulayan Devlet Bahçeli, bu son gelişmelerin barışçıl arayışları gölgelediğini dile getirdi.
Bu durumun iki devletli çözüm iklimini de zehirlediğini söyleyen Bahçeli, uluslararası toplumdan Filistin topraklarına pranga vuran işgal ve ilhak politikalarını reddetmesi, bununla ilgili kararlı hamleler yapmasını istedi.
Ankara'dan dünyanın genel tablosuna baktıklarında ümitvar olacakları, memnuniyet duyacakları, yüreklere su serpecek bir aydınlık, bir arayış veya dört başı mamur bir amaç görmediklerini ifade eden Bahçeli, buna karşılık Türkiye'nin hem bölgesinde hem de küresel arenada "istikrar adası" gibi sivrildiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nin kesintisiz diplomatik atılımlarının ve ihtilafları diyalogla çözme çabalarının takdire layık olduğunu belirten Bahçeli, şunları kaydetti:
"Masada ve sahada aynı anda olabilmeyi başaran bir Türkiye'yle hepimizin iftihar etmesi esasen bir manevi görevdir. Nerede bir sorun varsa Türkiye müessir bir şekilde oradadır. Komşu ülkelerin siyasi birliği ve toprak bütünlüğü ile egemenlik haklarını herhangi bir tereddüde düşmeden savunan ve sahiplenen, barış, huzur ve istikrar özlemlerinin gerçekleşmesi için fincancı katırlarını ürkütmekten kaçınmayan bir Türkiye gerçeği hepimiz adına bir talihtir. Sadece insanımızın saadetine hizmetle kifayet etmeyen, dahası insanlığın selameti, bölgesel ve küresel istikrar adına gövdesini taşın altına koymayı göze almış bir Türkiye tarihimizin saklı kalan ülkülerini gururla takip ve temin gayretindedir."
Devlet Bahçeli, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın sancağının elbirliğiyle açıldığını, süper güç Türkiye'nin muktedir adımlarının duyulmaya başlandığını dile getirdi.
"ABD ile İran arasındaki müzakerelerin kesilmeden ilerleyip makul bir uzlaşma vasatında görüş ve fikir birliğinin tecelli etmesi samimi dileğimizdir." diyen Bahçeli, Türkiye'nin kuzeyi çalkalanırken, güneyinin de savaş ortamına sürüklenmesinin bölgesel dengelerle birlikte küresel dengeleri de sarsacağı, yaygın ve küresel bir çatışma halinin ortaya çıkacağı uyarısında bulundu.
Filistin Devleti ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, "1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, coğrafi bütünlüğe sahip, bağımsız ve egemen bir Filistin Cumhuriyeti'nin kurulmasından başka tarihi, coğrafyayı, insan ve İslam vicdanını tatmin edecek ikinci bir seçenek yoktur." dedi.
Gazzeli mazlumlar başta olmak üzere, Türk-İslam aleminin ramazan ayını tebrik eden Bahçeli, bu ayda dayanışmanın, duyarlılığın, empatinin, yardımlaşmanın güzelliklerini hep birlikte göstermek gerektiğini vurguladı.
Bahçeli, "Ülkemin her yerinde gönül gönüle vererek kardeşliğimizi yüceltmeliyiz. Bol yıldızlı otellerin restoranlarında değil mütevazı sofralarda yerimizi almalıyız. Milletvekillerimiz ve tüm teşkilatımızla eşzamanlı şekilde daha hızlı, daha aktif, daha sorumlu, daha özenli, daha müşfik, daha kucaklayıcı, daha hazır olmalıyız."
"Gavur Dağı'nın söyleyişiyle 'Hani benim püskevitim, çukulatam' demiştim"
Yıllar önce yaptığı bir konuşmayı hatırlatan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
"Anasının, babasının gözlerine bakan yurdumun masum çocuklarının sözcüsü olmak istemiştim. Onların mahrumiyetini taa yüreğimde hissedip imrenen ruhlarına tercüman olmayı dilemiştim. Memleketim olan Gavur Dağı'nın söyleyişiyle 'Hani benim püskevitim, çukulatam' demiştim. Şairin ifadesiyle çaresiz ve yalnızların, 'Gel diyecek kimsesi' olmayı hedeflemiştim. O gün bu konuşmayı anlamayan gafiller haftalar boyu müstehzi ifadelerle püskevit kelimesini dillerine dolamışlardı. Ve ne üzücüdür ki bizim arkadaşlarımız da bu seslenişin hak ettiği derinliği fark edememişlerdi. Varsın olsun, hata da insanlar içindir.
Bu ramazanda hep birlikte, sofraların, ocakların, çocukların, gençlerin, yaşlıların ve kadınların sesi olalım. Yeter ki, onların dertlerine ortak olalım. Püskeviti olmayan çocukların çağrısını işitelim. Biz öylesine büyük bir medeniyetin, öylesine kutlu bir tarih ve kültür zenginliğinin varisleriyiz ki felaketin kayalıklarından fidan fidan serpilen, ağır sorunların çorak bağrından filiz filiz yeşeren birlik ve kardeşlik bahçemizde el ele tutuşmasını çok şükür biliriz. Bu sayede mazlumların göz pınarlarından süzülen yaşları sileriz. Küçücük yavruların soğuktan titreyen ellerinden tutarız. Gariplerin ümidi, çare arayanların sesi, darda kalanların nefesi oluruz."
Bahçeli, partisinin ve Cumhur İttifakı'nın ahlaki ve soylu duruşunu muhafaza ettiği sürece Türkiye'nin yapamayacağı, başaramayacağı bir şeyin olmadığını belirtti.
Gözün gördüğü şeyden korkmaya gerek olmadığına, aldıkları risklerin hedefleriyle orantılı olduğuna dikkati çeken Bahçeli, süresi geçmiş tehlikelere karşı gıyabi kahramanlık taslayanların MHP'yi anlayıp anlatmasının mümkün olmadığını ifade etti.
Bahçeli, devlet ve millet dayanışmasıyla Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşanan "asrın felaketinin" göğüslendiğini, yaraların sarıldığını, umutların tazelendiğini, ocakların yeniden tüttüğünü dile getirerek, şöyle konuştu:
"Devletimiz depremin ilk anından itibaren tüm kaynak ve imkanlarını seferberlik ruhuyla harekete geçirmiştir. Hiçbir insanımız mağdur edilmemiştir. Bugüne kadar depremin toplam maliyeti de 150 milyar doları bulmuştur. Yıkılan yapılmış, ihtiyaçlar karşılanmış, nitekim her zorluğun üstesinden Allah'ın izniyle gelinmiştir. İnsanüstü emek ve çalışmanın sonunda yeni bir hayatın müjdesi verilmiştir. Asrın İnşa Seferberliği kapsamında, 367 bin 995'i konut, 65 bin 672'si köy evi, 21 bin 690'ı iş yeri olmak suretiyle toplam 455 bin 357 bağımsız bölüm inşası tamamlanmış, hak sahibi vatandaşlarımıza da teslim edilmiştir. Eğri bakan doğruyu göremezmiş, gönlü pak olanın da yolu şaşmazmış. CHP ile bilumum muhalefet bakiyesinde toplaşan siyasi garabetler yapılanı kötüleyerek, hizmeti karalayarak, devasa eserleri yok sayarak istismar ve rant peşine düşmüşlerdir."
Depremle ilgili dedikodu üretmenin izahının, "Yalana bin yalan katmanın adının siyaset" olamayacağını belirten Bahçeli, "Doğruyla yanlışı tefrik edemeyen bir siyasetçinin vicdanından bahsedilemez. İyiyle kötüyü fark edemeyen bir siyasetçinin erdemli olmasını beklemek ise boşa kürek çekmekle eşdeğerdir. CHP yönetimi, doğal afetten siyasi afet çıkarmak için elinden geleni ardına koymamıştır." dedi.
Bahçeli, konutlarına kavuşan hak sahipleri için "boş senet imzalatılıyor" demenin yalnızca bühtan değil, siyasi namusla çelişen bir hezeyan olduğunu söyleyerek, "CHP'nin işi gücü fitne fesattır. CHP'nin geçim kapısı kriz ve kargaşaya oynamaktır." diye konuştu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin TBMM'deki yemin töreninde yaşanan arbedeye yönelik "ilkellik" değerlendirmesinde bulunan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şiddet sahnelerini, anti demokratik muameleleri aziz milletimiz ibretle seyretmiştir. Gazi Meclis aciz meclis değildir. Gazi Meclis kürsü işgaliyle üçüncü dünya ülkelerini andıracak bir Meclis değildir. Yeni atanan bakanlarla ilgili eğer varsa merak edilen bir husus, yasal ve demokratik kanallar açıktır, ortadadır. Muhalefetin, sahip olduğu imkanları kullanmaya yanaşmadan Meclis'i karıştırması, yasal ve anayasal bir hakkı engellemeye çalışması, yeni sürüm bir siyasi eşkıyalık değilse nedir? Ali kıran baş kesen misiniz? Nesiniz, kimsiniz? Deli Dumrul gibi hareket etmenin neresi demokrasidir?"
Bahçeli, Meclis'i şov ve savaş alanına çevirmenin kimseye faydasının olmadığını belirterek, şunları söyledi:
"Sözün hükmü yerine yumruğun gücüyle oraya buraya sataşmak bir siyasetçiye yakışıyor mu? CHP'nin siyasi çizgisiyle bağdaşıyor mu? Özellikle yeni atanan Adalet Bakanımızla ilgili rahatsızlığınızın kaynağını nasıl yorumlayalım? İstanbul'daki tezgahınız bozuldu, öfkeniz buna mı? Rüşvet ve yolsuzluk çarkınız kırıldı, sinir nöbetiniz bundan mı? Maskeleriniz düştü, ipliğiniz pazara çıktı, foyanız ortalığa döküldü, anormal stres ve gerilim sebebinizin nedeni buna mı dayalı? Geçtiğimiz hafta çarşamba günü yapılan yemin merasiminde TBMM'nin saygınlığına leke düşüren müfsit ve müflis CHP zihniyetini ayıplıyor, haddinizi bilin diyorum. Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek'i ve İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi'yi ayrı ayrı tebrik ediyor, tam desteğimizle birlikte başarılar diliyorum."
"57 yıl demek siyasette çınarlaşmak demektir"
MHP'nin kuruluşunun 57'nci yıl dönümünü 9 Şubat'ta kutladıklarını hatırlatan Bahçeli, "57 yıl demek siyasette çınarlaşmak demektir. 57 yıl demek kahramanca ve kahırdan lütuf doğacağını bekleyen bir mücadele disipliniyle geçen koskoca bir ömür demektir." dedi.
Cumhur İttifakı ile kenetlenerek Türk milletini geleceğe taşımaya talip olduklarını belirten Bahçeli, bu sürecin kendiliğinden gerçekleşmeyeceğini, milletin duymak istediği cevaplara hazır olmak durumunda olduklarını dile getirdi.
Bahçeli, MHP'yi nasıl büyütecekleri, büyümenin getireceği ilave sorumlulukları nasıl taşıyacakları, değer-gerçek denkleminde fikir-politika dengesini nasıl oluşturacakları, günlük siyasete yönelirken sahip oldukları yüksek vizyonu nasıl muhafaza edeceklerine yönelik verilecek isabetli cevapların partisini başarıya taşıyacağını belirterek, "Büyük Türk devletinin bekasında, büyük Türk milletinin refahında, bölgemizin ve dünyanın barış ve huzurunda MHP, tıpkı bir zembereğin saatte oynadığı fonksiyonu siyaset mücadelesinde yerine getirecektir." diye konuştu.
Bunun bir ütopya olmadığını aktaran Bahçeli, "Bir kere başarmış olanın yeniden başarma ihtimalinin hiç yapmamış olana göre çok fazla olduğunu biliyoruz. Hedefimiz, döneminin şartlarında benzerlerini ecdadımızın sağladığı tarihi nizamın çağdaş bir terkibinden ibarettir. Büyük Atatürk'ün tanımladığı gibi 'Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hep bir ırkın evlatları, hep aynı cevherin damarlarıdır.' Yeter ki bu cevheri işleyecek siyaset ustalığına ulaşabilelim. Biz, siyasetimizi ulaşamayacağımız hayaller üzerinden yapmıyoruz. Sebepleri sorgulamadan, sonuçları eleştirmenin bir anlamı olmadığına inanıyoruz." açıklamalarında bulundu.
Samimi gayretlerinin bir milletin yeni asırlara doğru yolculuğu için olduğunu bildiren Bahçeli, "Bu muazzam mücadelenin arkasında ise üç hilale büyük bir tutkuyla bağlanmış, mesaisini ve bütün ömrünü bu siyasete adamış, çoluk çocuğunun rızkını partisiyle bölüşmüş, eli yüreğinde, kulağı haberlerde, gözleri çakmak çakmak, yüzbinlerce kardeşimin alın teri, göz nuru, yüksek heyecanı ve ödenemez helal desteği vardır." dedi.
Bahçeli, sözlerini, "Başbuğ olup önümüze düşen, şehit olup gönlümüze düşen, taş duvarları medreseyle dönüştüren kahramanlar bugünümüzün asıl mimarlarıdır. Allah hepsinden ve hepinizden razı olsun diyorum. Ebediyete irtihal eden tüm dava ve ülkü arkadaşlarıma, aziz şehitlerimize ve kurucu Genel Başkanımız Başbuğ Alparslan Türkeş Bey'e Allah'tan gani gani rahmetler diliyorum." ifadeleriyle tamamladı.
Öte yandan Bahçeli'nin, üst kısımda "Ya Fettah", sol yanında "Ya Şafi" ve sağ yanında "El Hafız" yazan yüzük ile "Ya Fettah" yazılı rozet taktığı görüldü.


YORUMLAR