Cumhurbaşkanlığı Uluslararası İlişkiler Uzmanı Karaoğlu: Küresel güvenlik mimarisinde Türkiye'nin rolünü anlattı

Cumhurbaşkanlığı Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Orhan Karaoğlu, "Türkiye sıradan bir NATO üyesi değil. Yeni oluşacak küresel güvenlik mimarisinde Türkiye'nin rolü çok çok önemli." dedi


Cumhurbaşkanlığı Uluslararası İlişkiler Uzmanı Karaoğlu: Küresel güvenlik mimarisinde Türkiye'nin rolünü anlattı

"NATO'yu da aşan çok boyutlu bir zirve"

Doç. Dr. Karaoğlu, 36. NATO Zirvesi'ni klasik bir zirve olarak düşünmemek gerektiğini belirterek, "Burada sadece NATO üyesi ülkeler değil, NATO üyesi olmayan ülkeler de yer alacak. Küresel ve bölgesel anlamda önemli bir jeopolitik merkez olarak Ankara'nın böyle bir zirveye ev sahipliği yapması NATO'yu da aşan çok boyutlu bir zirve olarak dikkati çekti." dedi.

Zirvenin küresel ve bölgesel anlamda çok ses getireceğini vurgulayan Karaoğlu, "Sadece NATO'yu kapsamayan, bütün dünyanın küresel ve bölgesel anlamda güvenlik mimarisini etkileyecek, ekonomisini etkileyecek bir zirve olduğu için şu anda bütün dünyanın gözü Ankara'da." değerlendirmesini yaptı.

Karaoğlu, 36. NATO Zirvesi'nin mottolarından birinin, "Barışın Anahtarı Ankara" olarak belirlenmesi üzerine, "Ankara sadece bir şehir olarak değil, küresel ve bölgesel güvenlik mimarisinde de önemli bir kilit taşı. Türkiye'nin, son yıllarda izlediği diplomasi, 360 derece diplomasisi, gerek arabuluculuk noktasında, gerek Ukrayna-Rusya savaşı, ABD/İsrail ile İran savaşı, Azerbaycan-Ermenistan savaşı, Balkanlar'da, Kafkaslar'da birçok krizde önemli bir rol aldığını görüyoruz." diye konuştu.

""Türkiye sadece ev sahibi değil"

Zirvenin, Türkiye'nin son 15 yıldaki artan diplomasi ve müzakere gücünün tezahürü olduğuna dikkati çeken Karaoğlu, "ABD ve AB arasında güvenlik mimarisi tartışmalarının da olması, Türkiye'nin burada sadece bir ev sahibi değil, küresel anlamda, güvenlik ve dış politika anlamında önemli bir aktör, jeopolitik bir aktör olduğunu bu zirvede tüm dünyaya ilan etmiş olacak." değerlendirmesinde bulundu.