OKUL HEYECANI KAYGIYA DÖNÜŞMESİN!

Kimi çocuk için keyifli bir heyecan, kimi çocuk içinse tedirgin bir bekleyiş olan okulların açılmasına sayılı günler kaldı. Milyonlarca öğrenci için pazartesi günü ilk ders zili çalacak. Çocuklar yeni ortamlara kolaylıkla uyum sağlayabilseler de, söz konusu okul olduğunda, adaptasyon yetenekleri ne kadar güçlü olursa olsun, zorluk yaşayabiliyorlar. Rakipsiz oldukları, tüm ilginin üzerlerinde odaklandığı, kendilerini güvende hissettikleri ev / aile ortamından çıkıp pek çok akranının olduğu bir ortama alışmak çok kolay bir durum değil kuşkusuz. Okul çocuklar için aynı zamanda yeni sosyal beceriler kazanacakları bir alan olarak da büyük önem taşıyor. Her adaptasyon gerektiren süreç de çeşitli ölçülerde kriz olma özelliği taşıyor. Örneğin okul ziliyle ilk kez tanışacak olan minikler için “ayrılık anksiyetesi” başta olmak üzere çeşitli sorunlar gelişebiliyor. Söz konusu ilkokula başlayacak olan minikler olduğunda bu adaptasyon sürecinde minik öğrencilerin ruhsal gelişimlerinde bir problem oluşmaması için de ebeveynlere de büyük görevler düşüyor. Uzmanlar bu konu hakkında önemli önerilerde bulundu.

BİRLİKTE KAHVALTI EDİN

Olağandan biraz daha erken kalkıp sakin, dingin bir hazırlık süreci geçirin. Normal bir gün gibi çocuğunuzla birlikte kahvaltı edin. Çünkü rutininden çok farklı hazırlıklar yapmak kaygısını pekiştirecektir. Beraber edeceğiniz kahvaltı ve buna eşlik eden sohbetiniz ise çocuğun kaygısını azaltacaktır.

KORKULACAK BİR YER OLMADIĞINI ANLATIN

Okul, yeni başlayan çocuklar için bir bilinmezliktir. Bu nedenle çocuğunuza okulun korkulacak bir yer, öğretmenin de korkulacak bir kişi olmadığını, okula başlamasıyla beraber ailesi ve ev düzenine dair bir kaybı olmayacağını net bir dille anlatın. Çocuğun zihninde bunun oturmasının zaman alacağını unutmadan sabırlı bir tutum izlemeye özen gösterin.

KAYGILARINI BAŞKALARININ YANINDA ANLATMAYIN

Çocuğunuzun mahremiyetine özen gösterin, sizinle paylaştığı kaygıları akranları ve öğretmenleri yanında dile getirmeyin. “Benim kızım/oğlum okuldan çok korkuyor, sabah nasıl ağladı bir bilseniz, zor geldik.” gibi olumsuz cümleleri onun yanında, sınıf arkadaşları ve öğretmenleri varken sarf etmeyin. Aksi takdirde bu duyguyu sadece kendisinin hissettiğini düşünebilir ve bunun sonucunda da daha zor uyum gösterir.

DİĞER ÇOCUKLARLA KIYASLAMAYIN

Okulun ilk günlerinde dikkat etmeniz gereken en önemli noktalardan biri de, çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamamak olmalı. “Bak oradaki arkadaşın hiç ağlıyor mu?” gibi kıyaslayıcı sözler ve davranışlardan kaçınmanız çok önemli. Ayrıca tek kaygı duyanın kendisi olmadığını, birçok çocuğun bunu yaşayabileceğini anlatın. Kıyaslamaya gitmeniz çocuğunuzun kendisini yalnız, suçlu, hatalı hissetmesine ve negatif bir duygu durumunun içinde daha çok sıkışmasına sebep olacaktır.

SERT VE NEGATİF TUTUMLARDAN KAÇININ

Psikologlar aynı zamanda sert, despot ve negatif tutumlardan da kesinlikle kaçınmanız gerektiği uyarısında bulunarak, “Aksi takdirde çocukta ortaya çıkan ayrılık anksiyetesi yoğunlaşacak, kendisinin sevilmediğini, değersiz olduğunu düşünmesine, saldırgan davranışlar geliştirmesine sebep olacaktır” diyor.

KENDİ KAYGINIZI KONTROL ALTINA ALIN

“Anne-baba olarak kendi kaygınızı kontrol altında tutmanız ve çocuğunuza yansıtmamanız da bir o kadar önem taşıyor” diyen psikologlar “Okula başlama süreci tüm aile için yeni bir düzen anlamına geliyor ve anne - babalarda çocuklarından ayrılma ile onların okul adaptasyonuna dair kaygılar gelişebiliyor. Fakat bu kaygılarınızı çocuğunuza yansıtırsanız, sonrasında onun kaygıları için ne söylerseniz söyleyin sarf ettiğiniz cümlelerin etkisiz olmasına ve kendi yaşadığı negatif duygu ve kaygısının artmasına sebep olur.

SINIFTA KALMAYIN

Çocuğunuz sınıfta kalmanızı isterse, kalmayın. sınıfta kalmalarının adaptasyonu zorlaştıracağını belirterek sözlerine şöyle devam ediyor: “Neden içeride kalamayacağınızı güzel bir şekilde açıklayıp, onu sınıfına bırakın. Çok tepki veriyorsa “Çıkışta seni almaya geleceğim”, “Yarım saat daha bahçede olacağım” gibi cümlelerle sakinleştirin. Çocuğunuzun gün bitiminde eve dönmeyeceği, orada kalacağına yönelik kaygısı olabilir. Eve döneceğini, hep beraber akşam yemeği yenileceğini, oynanacağını anlatın.”

EVE DÖNMEK İSTERSE KABUL ETMEYİN

Okul düzeniyle ilgili sınırlarda net bir yaklaşım izleyin, eve dönmek isterse kendi okul zamanlarınız ve iş düzeninizden örnekler vererek onun da bütün gün orda olması gerektiğini, akşam zili çalınca eve döneceğini anlatın. Hastalık gibi çok ekstrem durumlar dışında taviz vermeyin.

SORUN AMA SORGULAMAYIN

Okulunun nasıl geçtiğini sorun ama sorgulamayın. Çünkü çocuğunuz yeni bir adaptasyon sürecinin içinde ve kendi dünyası için büyük bir değişim yaşıyor. Çok sorgulanmak onu tedirgin edecektir. Onun anlatmak istedikleri kadarını anlatmasına müsaade edin. Yaşıtı olan her çocuğun hemen hemen aynı hisleri yaşadığını, yalnız olmadığını söyleyin. Onunla gurur duyduğunuzu da hissettirin.

UZMAN YARDIMI ALIN

Adaptasyon süreci çok zorlu geçiyor, çocuğunuz sürekli ağlıyor, okulda ders ve oyun gruplarında aşırı hırçınlık gösteriyor ya da tam tersi aşırı çekingen kalıyor, alt ıslatma, dışkı kaçırma, tırnak yeme, yemek/uyku problemleri gibi sorunlar yaşıyorsa bir uzmandan destek almayı ihmal etmeyin.