İklim değişikliği şaka değil!!! Prof. Dr. Harun Raşit Uysal Yazdı...

Doğal afetler giderek artıyor. Alman Reasurans Kuruluşu Munich Re'nin bildirdiğine göre son 10 yılda doğal afetlerin yarattığı yıllık hasar 170 milyon dolarken sadece 2017 yılında 330 milyar dolara çıkmış. Ayni yılda Türkiye'de iki milyar dolar hasar meydana gelmiş.

 

Bu hasarların her sene hızla artma potansiyeli taşıdığını da bilmemiz gerekiyor. Her ne kadar bu sene bol yağışlı bir kış ve ilkbahar geçirmişsek de bu durum kimseyi yanıltmamalı.

İklim uzmanları dünyada iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkeler arasında

Türkiye’yi de gösteriyorlar. Daha çok güney ve batı bölgeleri risk altında bulunuyor.

Doğu Karadeniz bölgesi ise gelecekte göçlerle karşı karşıya kalabilecek. Bunu sıcaklık değişikliğinden en çok etkilenecek olan Arap ülkelerinden ev ve arsa satın almalardan anlıyoruz.
            İklim değişikliği en çok da tarımı etkileyecek. Su kaynaklarının azalması, orman yangınları, aşırı yağışlar, dolu, kuraklık ve çölleşme ile Türkiye tarımı gelecekte, fazlaca etkilenecek.

Küresel iklim değişikliği ile ilgili olarak köylerde hala yanlış değerlendirmeler bulunuyor. Örneğin çiftçilerin çoğu, iklim değişikliğinden, yağmur yağmayacak şeklinde bir çıkarım yapıyorlar.

Halbuki esas olan yağışın miktarı değil, şekli. Yağışlar afetler şeklinde olmaya başladı. Şiddetli yağışlar ile toprakta suyun tutulması güç ve yağmur suları sel olup akarken yarar yerine erozyona sebebiyet vererek zarar veriyorlar.

Yine aşırı yağışlar, nem artışına bağlı olarak bitkilerde böceklenme ve hastalıkların çoğalmasına da neden oluyorlar. Gelecekte ağaçların yok olması ile insanlar sıkıntı, açlık ve sefalete düşebilecekler.

Kuraklığın tarımı olumsuz yönde etkilemesi ile köylüler ürünlerini değiştirmek zorunda kalabilecekler.

Bu nedenle gelecekte Türkiye, tarımsal destekleme programını değiştirmek zorunda kalabilecek. Belki de desteklemeler iklim değişikliğine göre şekillenecek olan yeni ürünlere verilecek. 

Sıcaklık artışı sadece bitkisel ürünlerde değil, hayvanlarda da ölüm oranları, yem tüketim miktarları, hastalıkların artması, canlı ağırlık, et-süt verimi ile gebelik oranları üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor.

Isınmanın etkisi ile deniz sıcaklıklarında yükselmeler görülüyor.  Bu durum deniz ve okyanuslarda yaşayan pek çok türün yaşamını tehdit ederken, tarımsal alanlarda sel baskınlarına yol açıyor.

ABD’nin iklim anlaşmasından çekilme kararına rağmen, dünya sıcaklık artışını iki derecede tutmaya çalışıyor.

Vücut ısısı iki derece arttığında yani 39 derece sıcaklıkta bizler hastalanıp yatağa düşerken, dünyanınki iki derece arttığında ne hale geleceğini bir düşünün.

Sağlıkla kalın…