CHP'li Sertel: Toplum Kazansın, Türkiye Kazansın

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin cumhurbaşkanlığı adaylığının partide, tabanda ve halkta büyük bir heyecan uyandırdığını söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Atila Sertel, CRI TÜRK'te Tuğçe Akkaş'ın sunduğu Manşet programında erken seçim sürecini değerlendirdi.

Adaylık açıklaması sırasında Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu'nda bulunduğunu dile getiren Sertel "Heyecan ve coşkuyla adaylık açıklanmasının ardından Muharrem İnce'yi takip ettim, Yalova mitingine de eşim ve arkadaşlarımla gittim" dedi.

Yalova mitinginin Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Yalova'nın gördüğü en yüksek katılımlı miting olarak tarihe geçtiğini belirten CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel şöyle devam etti:

"Muharrem İnce, Yalova'nın evladı ama Türkiye'nin evladı. Kamyoncu Şerif'in oğlu, emekle büyümüş bir insan. Bu insan köyünden, çevresinden ve halktan asla kopmamış bir öğretmen. Binlerce çocuğu yetiştirmiş bir fizik öğretmeni ve çok iyi hitabeti olan deneyimli bir siyasetçi. Bu anlamda Muharrem İnce'nin adaylığı Türkiye'deki toplumun belirlediği aday olarak gündeme düştü. Toplum istedi yani Cumhuriyet Halk Partisi de karara uydu. Yapılan tüm kamuoyu araştırmalarında Muharrem İnce partimizde ismi geçen diğer adaylarımız ve büyüklerimizle ilgili sorulan sorular arasında önde çıktı. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu da 'bana rakip, oldu, olmaz' diye hiç düşünmedi. Tam bir demokratik davranışla Muharrem İnce'nin adaylığını ilan etti."

"BU KEZ TOPLUM 'TAMAM' DİYECEK"

İki tip lider olduğunu vurgulayan Sertel "Biri beraber parti kurduğu, uzun yıllar birlikte yürüdüğü, kardeşim dediği kişinin Abdullah Gül'ün adaylığı sırasında saraydan kaldırdığı helikopteri Genelkurmay Başkanı Akar ve Kalın'la Abdullah Gül'ü iknaya gönderdi yani bir tek kişi 'ben olayım, başka kimse olmasın, başka kimsenin adaylık hakkı yok, olursa ben olacağım' diyen bir anlayışla davrandı. Diğer lider ise Kemal Kılıçdaroğlu 'olsun, parti içerisinde yarış olabilir, rakip olabilir ama halk Muharrem İnce istiyorsa, benim partilim Muharrem İnce istiyorsa, ben onun yolunu açarım' dedi ve açtı. Tıpkı İYİ Parti'nin seçime katılması için demokrasinin yolunu açması gibi, tıpkı sıfır baraj diyerek tüm partilerin Meclis'te temsil edilmesinin yolunu açtığı gibi… Bu toplumda çok büyük sevgi ve saygıyla karşılandı" ifadelerini kullandı.

"Tüm il ve ilçelerde Muharrem İnce alan alan meydan meydan koşuyor" diyen Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Atila Sertel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Partinin ve kendi kararıyla cumhurbaşkanı adaylarını da ziyaret ediyor. Bugün de Adalet Bakanlığı'nın izniyle Selahattin Bey'i ziyaret edecek sonra da Sayın Tayyip Erdoğan ile de görüşecek. Türkiye'nin rahatlamaya ihtiyacı var, sıkışan ekonomisini ve bu sıkıştıranların Türkiye'yi ne hale getirdiklerini gördükleri için gittikleri erken seçim bir çare olacak, diye düşünüyorum. Bu kez toplum 'tamam' diyecek ve Muharrem İnce'ye de 'bu işin başına sen geç, bir öğretmen disiplini içerisinde tarafsız cumhurbaşkanı olarak Türkiye'nin bütününü kucakla' diyecekler diye düşünüyorum."

"TÜRKİYE'DE DÜŞMANLIĞI DEĞİL, DOSTLUĞU KARDEŞLİĞİ KÖRÜKLEMEKLİYİZ"

Seçimlerin sert geçeceğine ilişkin yorumları da değerlendiren Sertel, bunun topluma büyük zarar vereceğini düşündüğünü kaydetti.  İYİ Partililere yapılan saldırının bu tahammülsüzlüğün sonucu olduğuna dikkat çeken Sertel sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu demokrasi ile yapılmış bir saldırı, birçok yerde gerginlikler yaratmaya çalışanlar olabilir ama bu Türkiye için yapılmış en büyük kötülüktür. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bakış açısında ve Muharrem İnce'nin bakış açısında insanların dini, dili, rengi, ırkı, mezhebi ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, ay yıldızlı bayrağımız altında kardeşçe beraber yaşamak gibi bir ülküsü olmalı yani biz bu ülkeye gerçekten yürekten bağlıyız, sevdalıyız, bu ülkenin evlatlarıyız, Türkiye Cumhuriyeti bayrağı hepimizin bayrağı, İstiklal Marşı hepimizin…  Biz 81 vilayetle birlikte tüm kentlerde, köylerde, kırsalda yaşayan insanların ortak noktası bu ülkenin vatandaşı olmaktır. Türkiye'de düşmanlığı değil, dostluğu kardeşliği körüklemeliyiz, teröre karşı tek yürek tek yumruk olmalıyız. İnsanları bölmek, parçalamak, birbirine düşman hale getirmek gerçekten bu iktidarın yaptığı en başarılı işlerden biridir. Bütün toplumu kucaklamak durumunda olan cumhurbaşkanının AK Parti Genel Başkanı olarak kendi seçmenine hoş görünmek ya da kendi seçmeninin oyunu kontrol etmek için bir başka partiye Cumhuriyet Halk Partililere ağza alınmayacak sözleri söylemesi, hakaretler yağdırması bence Türkiye'ye, siyasete ve Türkiye'nin geleceğine yakışmaz."

"ÜLKE KAZANACAK"

Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçimden sadece parti olarak kazanarak çıkmasının çok önemli olmadığının altını çizen Sertel, şöyle konuştu:

"Ülke kazanacak. Ülke, Avrupa ile olan bağlarını yeniden kuracak, komşularıyla barışı yeniden kuracak, ekonomi canlanacak, Türkiye'ye yatırımcı gelecek. Türkiye'ye artık dış yatırımcı gelmiyor dolar ve Euro'daki artışın nedenlerinden biri de Türkiye'nin güvensiz bir ülke haline gelmesi. İstediği kişiyi cezaevine attırabilen bir tek adamın, hukuk sistemini yok etmeye çabalayan ve onda da başarılı olan bir tek adamın artık Türkiye'yi yönetemediğini ve Türkiye'nin tıkandığını görüyoruz. Eğer Türkiye tıkanmasaydı erken seçime ne gerek vardı, AK Parti ve MHP'nin 350'nin üzerinde milletvekili var, istedikleri yasayı istedikleri gibi çıkarabiliyorlardı. KHK'lar ile istedikleri kararı, kanunu çıkartabiliyorlardı. Normal seçim süresine bir buçuk yıl vardı, Türkiye iyi yönetiyorlarsa çoğunluk ellerindeydi, yönetselerdi, kimse onlara karşı kanun da çıkaramıyordu. Kimse onlara karşı Meclis'te etkin de olamıyordu ve gerçekten 1.5 yıllık süreyi niye heba ettiler, hemen erken genel seçime gittiler, eğer umut vereceklerse umut vereceklerine Türkiye'yi düze çıkarmaları gerekiyordu. Bunlar Türkiye'yi yönetemediler, yönetemezler ve artık bundan sonra topluma verecekleri hiçbir vaat de kalmadı. Dün grup toplantısında Genel Başkanımız çok güzel söyledi. Genel Başkanımızın söylediği sözleri birer birer almışlar, kopyalamışlar ve onları vaat olarak sunuyorlar. Tıpkı emeklilere iki maaş ikramiyemizi kırparak aldıkları 1000'er TL verecekleri gibi, tıpkı asgari ücretin artırılması gibi, tıpkı taşeron işçilere kadro güvencesi gibi onları da eksik ve aksak yaptılar. Bu bizim vaatlerimizin çalınarak topluma vaat edilmesi… Toplum kazansın, Türkiye kazansın, biz bunu kabul ediyoruz."

“ÇARE 24 HAZİRAN”

"Bizdeki öngörü ve mücadele aşkı hiç bitmez" diyen CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu seçimde tüm toplumu kucaklayacağını, diğer muhalefet partileriyle Meclis'te çoğunluğu kazanacağını görüyorum. Sadece ben görmüyorum, anket firmaları da görüyor yani anket firmalarında yapılan tüm incelemelerde Meclis'teki çoğunluğunu AK Parti ve MHP kaybediyor. O yüzden bir telaş içinde hakaretleri yağdıran dünya lideri olamayan ama dünyada televizyonlarda en çok konuşulan lider olarak artık rekoru kırılamayacak bir noktaya gelen Recep Tayyip Erdoğan da görüyor ki, daha çok konuşarak toplumu ikna edeceğini zannediyor ama bilsin ki her ekrana çıkışta artık insanlar kaçıyor ve en son soluk aldıkları yer müzik kanalları oluyor. Bunu kendisine gerçekten birilerinin söylemesi lazım. 40 ayrı kanalda konuşmakla toplum artık etkilenmiyor, 16 yıldır yaptıkları ortada, vaat edecek noktadan çıkmış durumdalar. Türkiye kazanacak, halkımız kazanacak, ben inanıyorum, demokrasi, parlamenter rejim kazanacak, insanlarımız kazanacak, ekonomimiz düzelecek, dolar- euro düşecek. OHAL kalktığında dolar-euro'nun hızla düştüğünü, normale geldiğini ve yatırımcının Türkiye'ye gelmek istediğini… Tüm bunların hepsine 24 Haziran çare olacak gibi geliyor bana bu kez 'tamam' diyor, toplum."