ÇAVUŞOĞLU: "VATANDAŞLARIMIZ AVRUPA'YA VİZESİZ SEYAHATİ HAK EDİYOR!"

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Vatandaşlarımız Avrupa'ya vizesiz seyahati hak ediyor. Haksız uygulamanın kaldırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun katılımıyla Ankara'da yapılan 5. Reform Eylem Grubu (REG) Toplantısı'nın ardından diğer bakanlarla ortak basın toplantısı düzenledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin reform sürecine bağlılığını gösterdiğini aktaran Çavuşoğlu, bu toplantıda bir önceki REG Toplantısı'nda alınan kararların uygulanması noktasında görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi.

Çavuşoğlu, reformların yanı sıra Avrupa Birliği (AB) ile yürütülen süreçlerle ilgili değerlendirmelerde bulunduklarına işaret ederek, AB'den beklentilerini masaya yatırdıklarını dile getirdi.

Bu kapsamda vize serbestisi, terörle mücadele, Gümrük Birliğinin güncellenmesi gibi AB ile atılabilecek adımları ele aldıkları bilgisini paylaşan Çavuşoğlu, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinde denetimden tekrar çıkmak için atmaları gereken adımları da değerlendirdiklerini belirtti.

Çavuşoğlu, 11 sene Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinde görev yaptığını, 2 sene başkanlık yaptığını hatırlatarak, şöyle konuştu:

"Biz bunu hak etmiyoruz. Oradaki tabloyu da görüyoruz. Maalesef ideolojilere kurban edilmiş bir meclis var. Avrupa'nın ortak değerlerini aşındırmaya başlayan bir kurum olmaya başladı. 2014'te denetimden çıktık. Reformlarla çıktık. Önümüzdeki süreçte de yine denetimden çıkacağımıza inanıyorum."

Adalet Bakanlığının yargı reformu sürecini kapsayıcı bir şekilde sürdüğüne değinen Çavuşoğlu, bu strateji belirlendikten sonra AB kurumları ve Avrupa Konseyi ile gelişmeleri paylaşacakları bilgini verdi.

"Kararlı çalışmalarımızı sürdürerek, vize serbestisini elde edeceğiz"

Çavuşoğlu, vize serbestisiyle ilgili şunları söyledi:

"Bizim vatandaşlarımız Avrupa'ya vizesiz seyahat etmeyi hak ediyor. Bu haksız uygulamanın kaldırılmasıyla ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Daha önce yedi kriterin altı kritere düştüğünü söylemiştik. Yeni pasaportların AB tarafından da tanınması sonucu altıya düştü. AB resmen de bunu bize bildirdi. Türkiye için kişisel verilen korunması, Türkiye Büyük Millet Meclisi etik kanunu gibi konularda ortak çalışma gruplarımız ikişer kere toplandı. Bu kararlı çalışmalarımızı sürdürerek, vize serbestisini elde edeceğiz."

18 Mart Göç Mutabakatı ile ilgili Türkiye'nin üzerine düşeni yapmasına rağmen AB'den istediği karşılığı bulamadığına vurgu yapan Çavuşoğlu, özellikle katılım müzakerelerin devam etmesi, gönüllü yerleşim ve vize serbestisi konusunda AB'nin gerekli adımları atmadığını kaydetti.

"Vandalizme karşıyız ama aşırı güç kullanımına da karşıyı"

Çavuşoğlu, ABD'ye bu sorunları giderme çağrısını yaparak, şunları kaydetti:

"AB'nin Suriyeli göçmenlere aktarması gereken parada da ciddi gecikme ve aksama var. Bunların giderilmesini istiyoruz. Avrupa Parlamentosunun kararlarıyla Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) kesintiye gittiler. Esasen şunu bir kere daha açıklıkla söylemek isterim. Bu tür kesintiler bizi iflasa götürmez. Bu küçük kesintilerle bizim ekonomimiz etkilenmez. Özellikle bizi eleştirdikleri alanlarda kesintiye gitmesi, her zaman söylediğimiz gibi AB'nin başka bir çelişkisidir. Bu tür küçük düşüncelerden AB'nin arındırılması gerekiyor. Türkiye'yi cezalandırdıklarını düşünüyorlarsa yanılıyorlar."

Fransa'daki protestolara da değinen Çavuşoğlu, "Vandalizme karşıyız ama aşırı güç kullanımına da karşıyız. Türkiye'de olduğu zaman bu gösterilere destek verenlerin, Fransa'da ve diğer ülkelerdeki olaylara tam tersi tutum sergilemesini çifte standart olarak görüyoruz." diye konuştu.

Çavuşoğlu, Avrupa'nın güvenliği ve istikrarının kendileri için önemli olduğunu ifade ederek, bu olayların en kısa sürede sona ermesini arzu ettiklerini söyledi.

"G20 marjında ortak başvuru yapma iradesi ortaya koyduk"

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin aydınlatılması için uluslararası soruşturma başlatılması konusunda bir girişim olup olmadığı yönündeki bir soru üzerine Bakan Çavuşoğlu, Türkiye'nin bu cinayetle ilgili şeffaf bir süreç yürüttüğünün altını çizdi.

Türkiye'nin elindeki bilgi, belge ve delilleri Suudi Arabistan ile paylaştığına dikkati çeken Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Suudi Arabistan'ın Başsavcısı İstanbul'u ziyaret etti. Suudi Arabistan ile de bu konuda iş birliği yapma arzusunda olduk başından bu yana. Ortak komisyon ve diğer temaslarda da bunlar gündeme geldi. Fakat Suudi Arabistan'dan bu cinayetin aydınlatılmasıyla ilgili bir iş birliği göremedik. Bizim Suudi Arabistan ile bir problemimiz yok, ilişkilerimize de önem veriyoruz ama bu cinayetin aydınlatılması sadece Türk kamuoyunun değil, tüm dünya kamuoyunun da bir beklentisidir. En son bazı taleplerimize de olumsuz cevap verdiler. Başsavcı şimdiye kadar hiçbir belge, bilgi getirmedi kendisiyle. Bu sorumluların Türk kanunlarına göre soruşturulması ve yargılanması gerekiyor. Ama bizim talebimize karşı Suudi Arabistan'ın ret cevabı geldi. Neden bu insanların Türkiye'de yargılanmasını istemiyorsunuz? Acaba bu cinayetin işlenmesi için talimatı verenlerin ortaya çıkacağından mı korkuyorsunuz?"

Henüz Kaşıkçı'nın cansız bedeninin ortaya çıkmadığını, var olduğu iddia edilen yerel iş birlikçiyle ilgili bir bilginin olmadığını belirten Çavuşoğlu, "Tüm bu tıkanma sürecinde tabii uluslararası kamuoyunda da uluslararası bir soruşturma yapılması konusunda talepler gelmeye başladı. Sadece ülkelerden, mevkidaşlarımızdan ya da devlet başkanlarından değil, Birleşmiş Milletlerin (BM) kendi içinde de talepler gelmeye başladı." dedi.

İki raportör, bir komisyon başkanı ve insan hakları komiserinin bu konuda BM soruşturması başlatılması çağrısını hatırlatan Çavuşoğlu, "Bu konuyu BM Genel Sekreteri ile ve diğer mevkidaşlarımızla görüştük, görüşmeye devam ediyoruz." dedi. BM Genel Sekreteri'ne resmi bir talep gelmesi halinde bu konunun Güvenlik Konseyinden geçirilmesi gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, "Ama gerçeklerin aydınlatılmasıyla ilgili bir BM komisyonunun kurulması Genel Sekreter'in ya da İnsan Hakları Komiseri'nin yetkisindedir, bunlar resen de yapılabilir." diye konuştu.

Komisyon başkanlarının ve raportörlerinin yazılı talebi üzerine ülkeler olarak neler yapabileceğini değerlendirdiklerini söyleyen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"En son G20 marjında Kanada Dışişleri Bakanı dahil birçok mevkidaşımızla, bazı ülkelerden gelen talepler üzerine de ortak bir başvuru yapma konusunda da bir irade ortaya koyduk. Bizim beklentimiz esasen, Suudi Arabistan'ın gerçekten bizimle çok iyi bir şekilde iş birliği yapması, bu cinayetin aydınlatılması, sorumluların ortaya çıkarılması."

"ABD'nin kastı YPG'yi eğitmekse biz buna göz yummayız"

Bakan Çavuşoğlu, bir gazetecinin "ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford'un, '40 bin YPG'liyi eğiteceğiz' diye bazı açıklamaları vardı. Bir yandan sınırda gözlem noktaları kuruluyor. Türkiye, aksiyoner olmak adına nasıl bir plan işletecektir? Nasıl bir adım atılacak?" şeklindeki sorusuna, Suriye'nin kuzey bölgesinin ve özellikle Fırat'ın doğusunun istikrara kavuşturulmasının bir tek yöntemi olduğu yanıtını verdi.

Çavuşoğlu, "Münbiç üzerinde mutabık kaldığımız, şu anda uygulamasında gecikme olsa da ortak çalıştığımız bu yol haritasının Münbiç’ten sonra Fırat'ın doğusuna da uygulanmaya başlamasıdır." ifadelerini kullandı.Bakan Çavuşoğlu, yol haritasının içeriğinde YPG/PKK'lıların çıkarılması, yerel halkın eğitilmesi, güvenlik birimlerinin oluşturulması ve yol haritası yer alan bölgeleri yönetecek insanların belirlenmesi ve eğitilmesinin bulunduğunu anımsattı.

Yol haritasındaki uygulamaları Türkiye ve ABD'nin beraber yapacağını kaydeden Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Bunu kim yapacak? Türkiye ve ABD birlikte yapacak. Bunun dışındaki hiçbir çalışma burada yer tutmaz. Artık Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki bu bölgeyi bölmek için o gün atılan adımlar, planların bugün Suriye'de tutmadığını gördük. Biz Türkiye olarak buna müsaade etmeyiz. Eğer ABD'nin kastı YPG'yi eğitmekse bu son derece yanlıştır ve bölgeye yapılan bir ihanettir. Türkiye olarak biz buna göz yumamayız. Ama Münbiç yol haritasını burada uygularsak bu en gerçekçi ve kalıcı bir çözümdür."