BERİL YAŞAR YAZDI : KANSERİN ŞİFRELERİ

Sabah Kanal İzmir TV'de Rıdvan Akgün'ün konuğuydu. Çok istiyordum tanışmak sağolsun bana bir saatten fazla zaman ayırdı Prof. Dr. Ünal Aydın. Çok kıymetli doktorlarımızdan biri. Soruyorum hocam neden olur bu hastalık nasıl olur? Teker teker anlatıyor. Dilim döndüğünce ben de size anlatmaya çalışacağım. Umarım doğru aktarırım ki çok istiyorum birilerinin hayatına dokunsun.

KANSERİN ŞİFRELERİ

Malesef hemen her ailede var bu hastalık. Peki eskiden bu kadar yaygın
değil de şimdi niye bu kadar çoğaldı? İnsanın yaşam süresinin uzadığı için
mi yoksa uzamasa bile çıkar mıydı? Yaşam tarzımızı değiştirip eskiye mi
dönmemiz lazım? Peki 11 yaşından beri içki ve alkol tüketen birinin 90
yaşına kadar kanser olmaması ile hayatı boyunca alkole sigaraya el
sürmemiş birinin kanser olmasına ne dersiniz? Acı kanser yapar mı? Valla
ne acılar yaşayanlar gördüm sapasağlam ayakta ama eli soğuk sudan sıcak
suya değmeyen bir sürü kanser hastası var. Peki nedir bu hastalığın şifreleri?

Sabah Kanal İzmir TV’de Rıdvan Akgün’ün konuğuydu. Çok istiyordum tanışmak
sağolsun bana bir saatten fazla zaman ayırdı Prof. Dr. Ünal Aydın. Çok
kıymetli doktorlarımızdan biri. Soruyorum hocam neden olur bu hastalık
nasıl olur? Teker teker anlatıyor. Dilim döndüğünce ben de size anlatmaya
çalışacağım. Umarım doğru aktarırım ki çok istiyorum birilerinin hayatına
dokunsun.
“Hepimizin vücudunda günde 20 milyon kimyasal aktivasyon oluyor. Bunun olması için
yine her gün milyonlarca hücre doğuyor ve işlevini tamamlayan ölüyor. Ama
bazen hücreler fazla çoğalıyor. Şöyle düşün 40 tane çocuk doğurdun. Bu 40
çocuğun hepsi doktor, mühendis, profesör olamaz, mutlaka içlerinden bir
kaç haylaz çocuk çıkacaktır. Eğer sen kendine bütünsel olarak iyi
bakmazsan (psikoloji, yeme, içme, uyku, bakış açısı..) bu çocuklardan
işlevsiz olan gider komşunun camına taş atar, daha da bakmazsan birini
öldürür, daha da bakmazsan terörist olur, yanındaki kardeş hücreleri de
teröre kışkırtır bunları da kandırır ve bir terör örgütü kurabilir. Biz
buna kanser kitlesi diyoruz. Örneğin rahimde mi oldu bu terör örgütü
“RAİŞ” terör örgütü diyelim buna. Eğer bağışıklık tümden daha da düşerse
başka ülkelere de sıçrar bu terör buna da başka organlara sıçrama anlamına
gelen metastaz diyoruz. Bu hücreler normal hücre gibi vücudun bütünsel
sağlığı için değil tam tersi sağlıksızlığı için çalışır. Sürüden ayrı,
sürüye katkısı değil zararı olan düşman hücrelerdir bunlar. İşte kanserin
oluşumu böyledir.”


Biz hücresel yapıda varlıklarız. Yani hissettiğimiz ne varsa hücrelerimiz
tarafından algılanıyor ve hücreler ona göre hareket ediyor. Hepinizin
bedeninde her gün ortalama 20 milyon kimyasal tepkime meydana geliyor. Her
kimyasal tepkimenin beyinden gelen uyarılarla olduğunu unutmamak
lazım. Yani kimyasal tepkilerin ne kadar sağlıklı olacağına biz karar veriyoruz.

Yine Metin Hara’nın “Yol” kitabında kanserin genetik, yaşam tarzı,
psikolojik etkenler ile birlikte ortaya çıktığını vurgular. Ve bununla
birlikte bu hastalığın ortaya çıkmasında bazen hiç farkına bile
varamadığımız egomuzdan kaynaklı olduğunun ısrarla üstünde durur.
“Fransızca “to-meurs” (tu mor) kelimesi “sen ölüyorsun demektir. Bedenin
de yarattığın tümörler aslında kendini imha etme metodudur. Yaşayan her
varlığın her saniye kanserojen hücreler ürettiği bilimsel bir gerçektir.
Bağışıklık sistemi bu hatalı üretimleri bulup yok eder. Ne zaman ki
beslenme tarzımız, hayata bakış açımız, düşünce yapımız bağışıklığımızı
çökertmeye başlar o zaman bu hücreler grup halinde çoğalmaya başlar. Bu
tip hastalıklarda bütüncül tedaviler yapılmadığında hastalığın tekrarlama
durumuna oldukça sık rastlanır. Sürekli “Ben kanseri yeneceğim! diyerek
bedenine hükmetmek yerine sadece anlamaya çalış. Senin kanser hastalığın
bedenindeki tümör değil, seni mutsuz eden düşünce yapın. Eğer bedenin sana
bu uyarıyı vermeseydi sen hayatının sonuna kadar kendini mutsuz edecek ve
yaşadığını zannedecektin. Kanser seni öldürmek yaşamını almak için değil
yaşamı sana hediye etmek için olur. İnsanoğlu kanserle savaşmayı bırakıp
kendisiyle barışmaya başladığı gün iyileşecek.”
Metin Hara’ya en içten duygularımla katılıyorum. Yıllardır elimden geldiği
kadar kanser hastaları yakınlarından bu hastaların zihinsel yapılarını
hayata bakış açılarını çıkarmaya çalışıyorum bende. Bir gün bu haritanın
tüm parçaları birleşecek ve dünya bu hastalıktan tamamen kurtulacak
inanıyorum. Yeter ki bu fırsatı hastalığı mucizeye çevirebileceğimizin,
içimizdeki bu gücün farkına varalım.