Reklam
Reklam
HOŞGELDİN RAMAZAN
Hülya Özel

Hülya Özel

HOŞGELDİN RAMAZAN

23 Mayıs 2018 - 11:08

Onbir ay geçti yine geldi mübarek Ramazan Ayı… Biz çocukken bu ay büyüklerimiz gibi oruç  tutmak için çok heveslenirdik. Açıkçası yine yaz mevsimine geldiği için oruç tutma süresi çok uzun gelir ve kendimizi sınayarak mutlu da olurduk. Ramazan ayı yaşanması gereken bir ay. Ruhen ve bedenen yenilenmek, stresten uzaklaşıp huzuru ve sağlığı bulmak için bir fırsat aslında. Bu ay içinde yapılan en önemli eylem tabiki oruç tutmak ve iba det etmek. Oruç aç kalarak vücudu cezalandırmak ya da zayıflamak için bir fırsat değil de, açlığın nasıl bir şey olduğunu, sabretmeyi, şükretmeyi ruhen ve bedenen algılamak işi daha anlaşılır hale getiriyor.

Ramazan ayı boyunca diğer organlarımız beynimize  daha  az sinyaller göndererek çalışır ve beyin bu anlamda biraz daha rahatlar. Huzuru ve mutluluğu yakalar. Oruç tutmak herkesin yapabileceği bir eylem olmuyor maa lesef. Onunda dinen ve sağlık açısından şartları var. Hasta iseniz mutlaka oruç tutmadan önce doktorunuza da nışmanız  ve onay almanız  gerekir. Kronik hastalığı olanlar aldıkları ilaçlara ve diyetlerine göre oruç tutabilir ve ya tutamazlar. Peki sağlığımız  elveriyorsa oruç tutarken nelere dikkat etmeliyiz ? Ramazan ayı nedeniyle vücut beslenme sistemi değişir, sahur ve iftar şeklinde günde iki öğün beslenmeye geçildiği için metabolizmamız yeni saatlere adapte olmaya çalışmaktadır. Orucun ilk 2-3 günü azalan yemeğe ve öğünlere bağlı olarak kan şekeri düşeceğinden yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı gibi durumlar ortaya çıkabilir. Bu duruma vücut ilk haftada alışır. Ve ikinci haftada metabolizmamız oruç tutmaya alışır  ve belli bir dengeyi yakalar. Kilo verme programlarımız da olduğu gibi yeme miktarı ve çeşitleri değiştiği için toksik yük girişi azalacak, dolayısı ile vücut  toksin atmaya başlayacaktır. Bundan sonraki haftalarda beden her şekilde oldukça hafifler, kendini daha enerjik ve dinç hisse der. Yüksek yağ ve karbonhidrat yükü ortadan kalktığı için kanda insülin seviyeleri dengelenir ve kan yağlarının fazlası temizlenir. Sonuç olarak vücut beden ve ruh temizliğine kavuşur. Sahur yapmadan oruç tutmak doğru de ğildir. Mideyi yormayan az yağlı , protein içeren menü tercih edilmelidir. Yumurta, az yağlı peynir çeşitleri, süt veya yoğurt içeren bir menüye biraz ekmek grubu (ekmek veya makarna) eklenebilir. Salata her şekilde tüketi lebilir. 1 porsiyon meyve ertesi gün karbonhidrat isteğini azaltmaya yardımcı olacaktır. İftarda hafif yemekler yenmelidir. Gün boyu aç kalındığı için yağlı ve ağır yemekler, tatlılardan uzak durulmalıdır. Önce biraz su ile if tar açıldıktan sonra çorbayla yemeğe başlanabilir.10 -15 dk. ara verdikten sonra hafif bir ana yemekle beraber salata tüketilebilir ve bu şekilde şişkinlik önlenebilir. Hergün olmasa da yemekten sonra tatlı tüketilmek istenir se sütlü ve hafif  tatlılar  tercih edilebilir. Uzun ve sıcak yaz günlerinde az su tüketimi başta böbrek rahatsızlıkla rı olmak üzere birçok sağlık problemini beraberinde getirecektir. Sahur ve iftarda yeterince su tüketilmelidir. Ay rıca asitli ve çok şekerli içecekler yerine ayran, az şekerli kompostolarda ilave olarak sıvı ihtiyacını karşılayabilir. Çay, kahve ,bitki çayları da makul ölçülerde tüketilebilir.  

Reflü  ve gastrit hastaları, kalp hastaları, hipertansiyon hastaları hekimlerine danışarak ilaç saatlerini, diyetisyen leri ile görüşerek yemek saatlerini ve miktarlarını ayarlayarak oruç tutabilirler. Diyabet ve böbrek hastaları (böb rek taşı ) hipoglisemi riski yüzünden öğün sıklığı  ve su ihtiyacı artmış olduğundan ciddi risk altındadırlar. Hekim onayı olmadan oruç tutmamalıdırlar.

Sağlıklı, bereketli,mutlu bir ramazan ayı geçirmeniz dileğiyle …

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar